Türk edebiyatında “edebiyat” terimi

ghoestwoman

Kayıtlı Üye
Level 1
Katılım
Eki 24, 2021
Mesajlar
1,381
Yaş
39
NZR
31.0470₺
Çekimlerim
100
Tanzimat’tan sonra kullanılmaya başlandı Daha önceleri bu anlamda, “şiir ve inşâ (nesir)” sözleri vardı Arapçada. “ilm ül-edeb” (edep bilimi) adı altında. Söz ve yazıda yanlış yapmamayı öğreten bilini” anlamında kullanılan “edeb”. Tanzimat döneminde, ilkin Şinasi’nin bir yazısında “lenn-i edeb” diye anılarak “iyi ahlak öğrettiği için edebî denildiği o yolda yazanlara da ‘edib’ adı verildiği” hatırlatıldı. Fakat, “edeb” kelimesinden türetilen “edebiyat” terimini en başta kimin kullandığını bilmiyoruz. En eski örnek, Namık Kemal’in. “Lisanı Osmani’nin edebiyatı hakkında bazı mülâhazatı şamildir” (Tasvır-ı efkâr, 1283/1866, sayı 416-417) başlıklı uzun makalesindedir Namık Kemal, daha sonra yayımladığı Bahar-ı danış önsözü (1873), Tahrıb-ı Hârâbat (1885) ve irfan Paşa’ya mektup’ ta (1887) ve “edebiyat” terimini kullanarak edebiyatın gerçeğe, akıl ve mantığa uygun olması, düşünceleri eğitmeye (terbiye-i efkâr) ve ahlakı düzeltmeye (tehzib-i ahlak) yönelik bulunması gerektiğini öne sürdü.

Edebiyat” terimi, Recaizade Mahmut Ekrem’in “Talim-i Edebiyat” adlı kitabından sonra iyice yaygınlaştı; makale ve kitap adlarında da kullanıldı. Şemsettin Sami, Lisan ve edebiyatımız; Ebülziya Tevfik, Nümune-i edebiyat-i osmaniye; Muallim Naci, İstılahat-ı Edebiyye vb.

Cokbilgi .com sitesinden alintidir
 
Üst