EFES ANTİK KENTİ

sonerk

Kayıtlı Üye
Level 1
Katılım
Eki 14, 2021
Mesajlar
308
NZR
69.2950₺
Çekimlerim
50
efes antik kenti.jpg

Efes Antik Kenti MÖ 8600 dönemine basit bir yerleşim olarak başlamış. Yüzyıllar içinde büyüyerek döneminin en önemli dünya başkentlerinden birisi olmuş.

Kurulduğu İzmir’in Selçuk ilçesinin Anadolu’nun en verimli topraklarından birisi olması, ticaret yollarının buradan geçmesi, ve dünyanın doğusu ve batısını birbirine bağlayan bir limana sahip olması sayesinde şehir çok gelişmiş. Altın çağını ise MÖ 129’da Roma İmparatorluğu’na bağlandıktan sonra görmüş. Asya Eyaleti’nin başkenti olmuş. Bu dönemde (MÖ 2.-1. yüzyıl) Efes 200.000 kişiyi aşan nüfusu ile bir çağının en büyük metropollerinden birine dönüşmüş.


Şehirde biriken zenginlik mimariye de yansımış. Tekrar ayağa kaldırılarak sergilenen Celsus Kütüphanesi’nin ihtişamından ne kadar etkileyici bir şehir olduğunu tahmin etmek mümkün. Roma ile yarışır nitelikte olduğu söyleniyor.


Şehrin güzelliği ile en meşhur yapısı ise, şehir Romalıların eline geçmeden önce, MÖ 550’de Lidya kralı Creseus tarafından yaptırılan ve dünyanın 7 harikası arasında yer alan Artemis Tapınağı. Maalesef bugün tapınaktan sadece geriye bir kaç parça taş ve sonradan birleşirilmiş bir sütun kalmış. Bir Yunan tanrıçası olan Artemis’in Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele’nin devamı olduğu, Yunan kültürüne sentezlendiği düşünülüyor.


Efes pek çok din ve ırktan insana ev sahipliği yapıyordu. Buradaki hoşgörü ortamına güvenen Aziz Yuhanna takriben MS. 36 yılında İsa’nın kendisine emanet ettiği annesi Meryem’i, İsa’nın Kudüs’te çarmıha gerilişinin ardından güvende olması için buraya getiriyor. Bugün Meryem Ana’nın yaşadığı ev dünyanın dört bir köşesinden gelen Hristiyanlar tarafından ziyaret edilen bir hac noktası.



Aziz Paul Efes’te Hristiyanlığı yaymak için çok uğraşmıştı, meşhur vaazlarından birini burada verdi. Birçok kişiyi Hristiyanlığa geçirmesi sayesinde Efes dinin yayılmasında önemli rol oynadı. 313’te Hristiyanlık Roma’nın resmi dini oldu. Sene 380 olduğunda artık şehrin sakinlerini üzeride Katolik inanç dayatılmış olduğundan paganizm görünüşte bitmişti.


Efes birçok kez yağmalanmış, deprem görmüş, el değiştirmiş ama hep devam etmişti. Ancak Küçük Menderes’in hazırladığı sonra direnememedi. Nehrin limanı alüvyonla doldurması deniz ticaretinin bitmesine ve şehrin gerilemesine neden oldu. İstanbul’un Doğu Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti ilan edilmesi de zaten zayıf düşen şehri iyice zayıflattı. Artık ekonomisi bir hac merkezi olmasına dayanıyordu. 6 ve 7. yüzyıldaki yıkıcı depremler de tuz biber oldu. Arapların istilarından kaçan halkın başka yerleşimler kurmalarıyla da şehri boşalttınca şehir bir daha eski günlerine dönemedi.


Selçuklu ve Osmanlı döneminde de kaderini döndüremeyen yerleşim için Roma yıllarında sonraki en civcivli zamanları günün her saati gelen turist otobüsler sayesinde şimdi geçiriyor diyebiliriz. Aşağıda Efes Antik Kent’i geziniz için önerilerimizi ve bazı faydalı bilgileri bulacaksınız.


Efes Antik Kenti Tarihi


Kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına dayanan ve Helenistik dönemden tutunda Roma, Bizans (Doğu Roma), Beylikler ve Osmanlı dönemlerine kadar aktif yerleşim yeri olarak kullanılan o soylu şehir; Efes.


Asırlar boyu üstün şehir planlama örneği oluşuyla, büyük öneme sahip bir liman kenti olmanın getirdiği ticaret merkezi özelliğiyle, binlerce yıl çok zengin kültüre sahip uygarlıklara ev sahipliği yapmasının kaçınılmaz sonucu olarak bir kültürler beşiği oluşuyla, Hristiyanlığın Hac merkezi olarak kabul görülmesi ve asırlardır bir dini merkez olma özelliğiyle; Efes tarihin bir parçası değil tarihin ta kendisi desek yanlış olmaz sanırım.


Amazon Kadınları Kurduğu Efsanesi


Efes’in ilk olarak tarihte amazon adıyla anılan kadın savaşçılar tarafından kurulduğu ve hatta isminin Arzawa (Ana Tanrıça Kenti) Krallığı’nın bir şehri olan Apasas’tan geldiği rivayet edilir. Bu döneme dair çok net bilgiler bulunmasa da uzun yıllar bu bölgede yerli halkın yaşadığı düşünülüyor.


Efes’in Bir Dünya Başkenti Oluşu: Helenistik ve Roma Dönemi


Öncesinde küçük bir yaşam merkezi olduğu düşünülen bölgenin önem kazanıp güçlenmesi Atina Prensi Androklos eliyle başlıyor. Efes Antik Kentin de bulunan Hadrianus Tapınağı girişinde Efes’in kuruluşunu anlatan şu cümleler bulunuyor;


“Atina kralı Kodros’un cesur oğlu Androklos, Ege’nin karşı yakasını keşfetmek ister. Önce, Delfi kentindeki Apollon Tapınağı’nın kâhinlerine danışır. Kâhinler ona, balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kuracağını söyler. Androklos bu sözlerin anlamını düşünürken Ege’nin lacivert sularına yelken açar… Kaystros (Küçük Menderes) Nehri’nin ağzındaki körfeze geldiklerinde karaya çıkmaya karar verirler. Ateş yakarak tuttukları balıkları pişirirlerken çalıların arasından çıkan bir yaban domuzu, balığı kaparak kaçar. İşte kehanet gerçekleşmiştir. Burada bir kent kurmaya karar verirler… “


Androklos ile başlayan Efes’in büyüme süreci M.Ö. 129 yılında Bergama Kralı Attolos’un bölgeyi Romalılara miras olarak bırakmasıyla zirveye ulaşmıştır. Miras olarak koca bir ülke bırakmak baya ilginç bir durum olsa da Efes’e yaramış neyse ki. Bu tarihten sonra Efes tarihçilere göre Asya’da bulunan en önemli ticaret merkezi haline gelir. Ayrıca burada açılan felsefe okulu da önemli bir merkez olmasında büyük rol oynamış.


Hristiyanlığın ortaya çıkışıyla birlikteyse şehir önce incilin önemli isimlerinden Aziz Paul’ün bir süre burada bulunması ve burada vaazlar vermesiyle, sonraları ise Aziz John ve Bakire Meryem’in buraya gelişi ile dini bir merkez haline gelmiştir. Bu tarihten itibaren altın çağını yaşayan Efes bir süre sonra sık sık el değiştirmeye ve istikrarsız bir ivme çizmeye başlar. Ve nihayet 1304 yılında Türklerin eline geçer.
 

Necla

Kayıtlı Üye
Level 1
Katılım
Eki 7, 2021
Mesajlar
1,086
NZR
4.8090₺
Çekimlerim
160
Hiç yakından görmedim. Sadece duyardım belgesellerde ve programlarda. Şimdi yazılanları okudum ve resmine baktım gerçekten harika gidip canlı bir şekilde görmek gerekiyor dukunmayı bile isterim. Okadar şeyler olmuş zarar görmüş ki ama hala sapa sağlam ayakta. Bu bile kişiyi etkiliyor. Okuyunca orda hissettim kendimi.
 
Üst